Profesyonel dansçı Berkehan Dural, geliştirdiği yöntemle dans edenlere mutluluk aşılıyor
ERCAN AKGÜN
6 yaşından beri dans eden ve Karşıyaka´daki okulunda bugüne kadar sayısız öğrenci yetiştiren Berkehan Dural, şimdilerde dansın yanı sıra psikoterapi ile kişisel gelişim çalışması da yapıyor. Bu alanda Türkiye´de ilk ve tek olan Dural, bu sayede insanların karakter analizini de yapabildiğini söylüyor. Hem kendi merkezinde hem de farklı sektörlerdeki şirket çalışanları için kurum içerisinde kişisel gelişim ve dans eğitimleri veriyor. Berkehan Dural´ın ünü o kadar yaygın ki öğrencileri arasında NATO´da görev yapan subaylardan şifa arayan doktorlara kadar pek çok meslek grubundan kursiyer var.
BELÇİKA´DA EĞİTİM
- Dansa çok küçük yaşta başladınız. Nerelerde görev aldınız?
- İlk kez 6 yaşında dans etmeye başladım. 1994´de Belçika Kraliyet Balesi ile Belçika Sanat ve Dans Akademisi´nde eğitim almaya başladım. 1999´da profesyonel dans eğitimine başladım ve 2000 senesinde mezun olup ülkeye geri döndüm. Üniversitede okurken Dünya Dans Komitesi´nde 2,5 yıl dans ettim. Sonrasında Tolgahan Dans Okulu, Anadolu Ateşi ve Neşe Erberk´de eğitim verdim. 2007 yılında Karşıyaka´ya gelip Berkehan Dural Dans Eğitim Merkezi´ni açtım. O zamandan beri eşim Sezen Dural ile beraber okulun başındayız. - Sizin geliştirdiğiniz bir sistem var ve epey de ilgi görüyor. Biraz söz eder misiniz?
- Dans ve kişisel eğitimi bir arada sunuyorum. Böylelikle insanların karakter analizlerini de yapıyorum. Bu Türkiye´de ilk ve tek. Dansın içinde yer alan tüm sanat dallarını kullanarak bireylerin kişisel gelişimlerini sağlayıp, psikoterapi sistemiyle daha sağlıklı olmalarına yardımcı oluyoruz. - Bu sistemi İzmir´in dışındaki illere de yaymayı düşünüyor musunuz?
- İstanbul´daki televizyon ve gazetelerden 2 yıldır bu konuyla ilgili röportaj teklifi geliyor. Önce "İzmir" dedim ve bu yüzden daha yeni yeni gidiyorum. Bir İzmirli olarak Türk halkına dansın farklı ve eğlenceli yönlerini gösterip, doğudan batıya Türkiye´nin her noktasında yaşayan dansseverlere eğlenceli ve tedavi amaçlı bir çalışma yapacağımızı göstermeye çalışıyorum.
BİRLİKTE ÖĞRENİYORLAR
- Diğer okullar sadece dans eğitimi verirken neden siz böyle bir yöntemi uygulamayı tercih ettiniz?
- Aslında dans eğitim sektörü çok bozuldu. Denetleme mekanizması da çok zayıf. Türkiye´de gayri resmi rakamlarda 2 bin, resmi rakamlarda ise 400 dans okulu var. Bilinçsiz ve sertifikasız okullara gidenler ezber eğitimle bu işi eksik öğreniyorlar. Bunun sonucunda da mutsuz oluyorlar. Ancak bizim geliştirdiğimiz yöntemle sorunları olanlar onlardan kurtulup daha sağlıklı ve mutlu oluyor. Bir bakıma dans eşliğinde psikolojik tedavi görüyorlar. Yani hem dans öğreniyorlar hem de mutlu olmayı. - Öğrettiğiniz dans çeşitleri neler?
- Bütün dans çeşitlerini ve ülkelerin yöresel halk danslarını öğretiyoruz. Bizde sınır yok. - Sizin bakış açınıza göre dans nedir?
- Dans eğitimi aslında bir tedavidir. Doğru alınmazsa rahatsızlıklardan kurtulamayız. İnsanların bizim oukulumuza geliş nedenleri; birincisi eğlenmek, ikincisi rahatlamak ve üçüncüsü de dansı öğrenmek. Bunların toplamında özgüven oturmuş oluyor. En yeteneksiz olan kişiler bile dansı öğrenebiliyor.
CiNSEL TERCİH - Okulunuza ne tür sorunları olanlar geliyor?
- Boşanma aşamasında olan çiftler, aile içinde problem yaşayanlar, üniversite sınavlarına ve diğer sınavlara hazırlanan öğrenciler, onların sorunlarına çözüm bulamayan anne babalar, işyerinde stres yaşayanlar, cinsel tercihinin farklı olduğunu düşünenler (bu yöntemle farklı olmadığını anlıyorlar). - Peki en çok hangi meslek grupları geliyor?
- Savcı, hakim, avukatlar, mali müşavirler, ordu mensupları, NATO´da görev yapan subaylar, bankacı ve öğretmenler, fizyoterapistler, hemşireler, şirket sahipleri, üst düzey yöneticiler ve daha pek çok meslek grupları. Hatta insanları tedavi eden ve bir noktadan sonra şifa bulup rahatlamak isteyen, kendisi de tedavi arayan doktor ve psikologlar bile geliyor. - Eşiyle ya da sevgilisiyle gelen oluyor mu?
- Evet oluyor. Hatta yeni evlenecek çiftler, düğün gecesi yapacakları ilk dansın eğitimini almak için bize geliyor. Düğün gecesi misafirlerin karşısına çıktıklarında utangaçlıklarını yenip kendine güvenlerini kazanıyorlar. Asıl amaç dans eğitimi sırasında birbirlerinin bilmediği yönlerini görmek.
- Bildiğimiz kadarıyla burada sadece dans etmeyi öğretmiyorsunuz değil mi?
- Tabiiki de. Kursiyerler sadece müziğin ritmine göre dans edebilmeyi değil aynı zamanda o dansın kültürünü, hangi ülkeye aitse oradaki insanların yaşayışlarını, duygularını da kavrıyor.
BHD DANCE COMPANY
Israrlı Alkışlar
Yıllardır İzmir´de dans eğitimi veren ve kendisini bu alanda kanıtlmış olan Berke Han Dural, partneri Zeynep Uzunoğlu ile birlikte Agora Lions Kulübü´nün yardım yemeğinde bir gösteri sundu. Karaca Otel´de gerçekleşen etkinlikte iki kez sahne alan çiftin Latin dansları, beğeniyle izlendi.
Haydi herkes dans etsin...
ERGÜL SATIÇ 30.05.2010
İster yaşam eyleminin sembolü olarak tanımlayın, isterseniz duygularınızı hareket diliyle ileten bir sanat kabul edin. Ben Homeros’un “Önce dans vardı” deyişini benimsiyorum.Giderek ağırlaşan yaşam şartları ve insan ruhunu kıskaç altına alan stres, son yıllarda dansa eğilimi hızla artırdı. Uzmanların psikolojik tedavi olarak önerip, terapistlerin programlarına almasıyla her yaş grubundan kitlelerin dans salonlarına akması, ciddi bir sektör oluşmasını sağladı. Aslan payı İstanbul’da olsa da İzmir her konuda olduğu gibi burada da kalitesiyle farkını ortaya koyuyor. Türkiye’nin ünlü dansçı ve eğitmenlerinden Berke Han Dural da, yaşama sevincini bu tutkudan alan dansçılarımızdan. Belçika Mechelen Sanat ve Dans Akademisi’nde beş yıllık eğitimin ardından, bilgilerini dansa gönül verenlerle paylaşmak için Türkiye’ye dönen Berke, sadece eğitmekle kalmıyor, projeleriyle de dikkati çekiyor. Dünyanın pek çok yerinde dans edip, ses getiren projelere imza atan Duran’ın koreografileri 42 ülke tarafından canlı yayınlandı. Ama benim en çok ilgimi çeken sirtaki ve zeybeği modern dansla buluşturup, dans tarihinde “Ege’nin İki Yakası” adıyla yer alan projesi.
1999 yılında “Dansın Prensi” unvanını alan ünlü dansçı ve dans eğitmeni Berke Han Dural, “Herkes dans etmek ister ama cesaret edebilenler eğitim alabiliyor. Bence dans etmeyen insan yaşamın tadına varamamış insandır” derken, 7’den 70’e herkese “Durmayın, dansedin” çağrısı yapıyor.
ŞİRKETLERE ÖZEL DERS
Türklerin dünya üzerindeki birçok toplumdan daha fazla dansı sevdiğini, ancak niye dans etmesi gerektigini bilmediğini vurguluyor genç eğitmen. Cesaret de önemli tabi. Niçin dans edeceğiz.. Özgüven kazanmak için, kendimizle barışmak için, rahatlamak için, spor yapmak için, kendimizi sevmek için, en önemlisi karşımızdakini anlamak için. Bu da huzurlu bir toplum anlamına geliyor. Avrupa’da şirketlerin uyguladığı kişisel gelişim eğitimleri İzmir’de de yavaş yavaş başlıyor. Özellikle yabancı sermayeli firmalarda bu daha yoğun. Karşıyaka’da kendi okulu B.H.D Dance Company’de verdiği eğitimin yanında, Ege Serbest Bölge’de kurulu bazı şirketlerin personeli ile haftada bir gün çalışan Berke Han, şirketler için dansın İngilizce kursu kadar önemli olduğunu söylüyor. Gerekçesi açık; Takım çalışması, bireysel yeteneği artırma, verim artışı. “10 kişiyle başladık, 40’a çıktı. Talep giderek artıyor” diyor.
DENETİM SORUNU
Sektörün en büyük sıkıntısı, bu işi eksik yapanların, kayıt dışı çalışanların, yaptığı işin yaratacağı hasarları önemsemeyenlerin varlığı. Bir federasyonları olmasına rağmen, denetim mekanizmasının iyi çalışmadığını söyleyen Dural, “Ülke genelinde kayıtlı 400 dans okulu var. Resmi sayı bu. Ama her sokak arasında bir okul faaliyette. Bu kargaşa içinde devlet de zarar görüyor, vatandaş da” diyor.
KİŞİLİK TAHLİLİ
Dansın spor, eğlence ve sosyal etkinlik dışında insanın karakterini tahlil eden bir yönü de var. Buna göre her insan dans ederken aslında kendi kişilik yapısını da ortaya koyuyor. Berke Han Dural, bu konuda “Çok içine kapanık sandığınız bir insan dans ederken oldukça rahat olabiliyor. Mesela hırçın kişilikler dizlerini kırar ve adımlarını kullanırken yere baskı uygular. Utangaçlar gelinlerin süzülmesi gibi kafaları yanda yavaş yavaş hareket eder ve gözler hafif aşağıya
bakar. Neşeli insanlar bir kuşa benzerler yerinde duramaz” diyor.
ÖNCELİK TANGO
Dans eğitimi alanlar ağırlıklı olarak Latin danslarını tercih ediyor. Bunda da Arjantin’in Tango´su yüzde 30’la başı çekiyor. Samba, Rumba, Cha Cha, Passodoble gibi diğer Latin danslarının payı yüzde 25. Kursiyerlerin yüzde 15’i Break ve Hip Hop, yüzde 15’i Sirtaki, yüzde 10’u da Capoeira’yı (dövüş dansı) seçiyor. Yüzde 5’i ise diğer oryantal, Roman, Türk halk oyunları gibi seçeneklerine yöneliyor.
EŞİYLE MESLEKTAŞ
Aşkın Nur Yengi’den Kenan Doğulu’ya, Özcan Deniz’den Ahu Tuğba’ya kadar pek çok tanınmış sanatçıya dans eğitimi veren 34 yaşındaki Berhe Han, eşi Sezen’le de dans sayesinde tanışmış. Tango yaparken aldığı evlilik teklifini hiç düşünmeden kabul eden Sezen, EÜ Konservatuvarı Halk Dansları Bölümü mezunu.
TUTKUNUN SESİ
Nedir dans?
Berke Han’a göre yaşamla başlayan bir formül. Yaşamı insan izliyor. İnsan, yani kadın ve erkek. Cinsiyetin ortak noktası birliktelik. Birliktelikten tutku, sevgi, aşk nefret.. Duyguların ortak paydası ise dans. Dans tüm sanat dallarının anası. Çünkü tüm sanatları içinde barındırıyor.
Lionslara gecelik defilesi
Agora Lions Kulübü, olağan genel toplantılarından birini Karaca Otel Mavi Salon’da gerçekleştirdi. Toplantı, Aşk-ı Memnu dizisinin ünlü kahramanlarından Bihter’in giydiği geceliklerin üreticisi İzmirli Modacı Sevinç Ürkmez’in birbirinden güzel kıyafetlerinin sunulduğu 2010 İlkbahar – Yaz koleksiyonuyla renklendi.
Mavi Salon’da düzenlenen toplantı ve defileyi izleyenler arasında 118-R Genel Yönetmeni Erdal Eminoğlu ile Gelecek Dönem Yönetmeni Nasuhi Öndersev, kulüplerin yönetici ve üyeleri de yer aldı. Uğurhan Akdeniz koreografisiyle sunulan defilede Uğurhan Akdeniz Ajansı Modelleri Duygu Akdeniz, Bürde Aslan, Dolunay Ergin, Simge Ünal, Pelin Süzen, Buse Işık, Ezgi Tutuyuran, Nergis Gemici, Soley Akça, Meliz Emirsoy görev aldı.
İzmirli usta dansçılar Berkehan Dural ile Zeynep Uzunoğlu ise etkinliği Latin danslarının en güzel örnekleriyle renk kattı. Kulüp başkanı Zühal Yalçın, etkinliğin gerçekleşmesine katkı verenlere plaketle teşekkür etti.
Dans aşkı...
Dans etmek ne demekti? Açıkçası kendi çapımda gizlenmiş bir sanat olarak özgürlüktü, ifadenin başka bir şekliydi, sözcüklerin olmadığı yerde vücudun sesiydi. Bir özgüven göstergesiyle kendine haslıktı. Ve yaşamın belli bir kesitinde, bir an, bir diliminin kopartılmış öteki hayatını bulmaktı pozitiflikte...
Tango ise karşıdan baktığımda beni içine çekiveren, figürleriyle, müziğiyle, tavırlarıyla, anlattığıyla üzerimde büyü yaratan herkesin bildiğinden farklı bir danstı. Ancak içine girip de yaşamaya başlayınca, sanki yerine oturmuş dişliler çarkı döndürürcesine hayatımın içine çoktan yerleşiverdi bile. Dans hayatımda hep olacaktı bundan sonra... Dans bir aşktı ve tango da bir aşk dansıydı...
Bundan üç ay önceydi. Buradan seslenmiştim, gerçek sanat ruhu taşıyan bir idealist eğitmen arıyorum diye. Araştırmalarım beni Berkehan Dural Dans Okuluna götürdü. Aynı dilden konuşan insanlar olarak, sanat sohbetiydi ilk yaptığımız... Derken dansa başladım. Okulda katılımcıların hepsi sanatçı kimliğinde olamazlardı belki ama elit insanlardan oluşan, dansın anlamını bilen ve yaşayan kaliteli bir ortam yaratılmıştı.
Berke Hoca’nın Belçika Kraliyet Dans Okulundan mezun olduğunu duyduğumda şaşırmıştım. Daha bunun gibi sohbetler arasında geçen türlü söz edimlerinde, Tolgahan’ın eski asistanı olduğunu öğrendiğimde... Benim gördüğüm, belirli bir geçmişi olup belirli bir üne kavuşanlar ismini verir bir okula ve başka eğitmenlerle ticari merkez olarak devam eder. Ama idealistlikten bahsetmiştim işte. O derslerimize kendisi giriyor ve kendisi ne yaşıyorsa, ne hissediyorsa aynı şeyleri aşılamak için elinden geleni yapıyor ve kusursuzluk mücadelesi veriyor. Arjantin’in dar sokaklarında dansediyoruz... Dansedebiliyoruz!.. Başarıdaki en temel etken iyi eğitmen-yetenek-dans sevgisi üçgeninden ibaret...
Burada Berke Hoca’nın asistanı olan yine sanat ruhlu ve düzgün kişilik Zeynep Hoca’dan bahsetmeden edemeyeceğim. Hayatımda hiçbir kadınla dansetmediğimi de itiraf etmeliyim. Geçen akşam partneri beklerken boş kalmamak adına Zeynep Hoca’yla dansettiğimizde aynadan gördüğüm güzel bir estetikti. Dans sanatının estetiğiydi.
Berke Hoca’nın figürlere bir anlam yükleyerek sözlü açıklamalar getirmesi, Zeynep Hocanın değişik örneklemeleri... Hoca dediğin dansı sevdirecekti işte...
Dansetmeye başladığım andan itibaren ise hayatımda ne varsa unutuyor ya da belki hayat duruyor veyahutta farklı bir hayata geçiyorum. Figürleri öğrenip işleyişi çözdüğünde, her seferinde öğrenim süresinin kısaldığı pratiklerde her geçen gün gelişebiliyorsun. Lakin ne zordur sevgilin olmayan partnerinle gözün içine bakarak dansetmek, yakın temas... Sahnede seni izleyenlerin olduğunu veya bir drama yaptığını düşlemek gerek. Berke Hoca’nın dersteki sesi kulaklarımda... “Yazdığın gibi dans et Benal!” 21.02.2010
B.H.D DANSÇILARI
B.H.D Dance Company dansçı kadrosuna yetiştirilmek üzere bayan dansçılar alınacaktır. Dans etmiş veya dansa ilgili yetenekli arkadaşlarımız, kendinizi geliştirme fırsatı yakalamak, bizimle dans etmek istiyorsanız bize ulaşın...
Başvurularınız için;
Tel: (0 232) 364 61 29 - (0 544) 946 71 58
e-posta: berkehan@berkehandural.com
DANS DERSLERİMİZ
Bizimle Dans Eder misiniz?
Salsa, Arjantin Tango, Oryanyel ve Modern dans dersi;
1998 Dünyanın en iyi Türk dansçısı, Dansın prensi ünvanı, 2007 son yılların en iyi dans eğitmeni ve 2009 Türkiye´nin en iyi 4 dans eğitmeninden biri seçilen Berke Han DURAL ile hizlandirilmis Salsa, Arjantin Tango, Oryantal ve Modern Dans kursu. Bu siniflar kacmaz Gelin ve deneyin kaybedecek bir seyiniz yok ama kazanacak cok seyiniz olacak, belki de hayatinizin akisi tamamen degisecek...
Derslerimiz haftada 1 gün Salsa 1 saat 30 dk. ayda toplam 6 saattir. Arjantin Tango, Modern dans, Latin Oryantel ve Oryantel dans eğitimi 1 saat 15 dk. ayda toplam 5 saattir. Ve her Pazar dans okulumuzda 16:30 ile 18:00 saatleri arasi Arjantin Tango & Standart Tango, Cumartesi 18:30 ile 20:00 saatleri arası Salsa Pratik dans eğitimi ve 20:00 ile 21:30 saatleri arasında SALSA Etüt uygulamasi yapilmaktadir. Pratik ve Etüt kontenjanlarımız 10 kişidir. (5 bay ve 5 bayan)
Dersler; Salsa, Bachata, Merengue, Rumba, Mambo, Cha-Cha, Samba, Arjantin Tango, Standart Tango, Modern Dans, Latin Oryantal, Türk Halk Dansları vb.. danslardan olusmaktadir.
Yogun talep nedeni ile sınırlı sayidaki kontenjanımız dolmadan basvurunuz.
DİKKAT!!! SIKICI geçen günlerinizi kıvrak müzik eşliğinde stres atarak ve eğlenerek geçirmeyi istiyorsanız iste size fırsat;... Dans medeniyettir. Kişilerle kuracağımız en kolay iletişim yoludur. Çünkü saklı duygular dansla ortaya çıkar. Eğer siz de dansın diğer yüzünü görmek ve dans ederken eğlenmek, dans ederken düşünmek ve dans ederken sağlığınıza kavuşmak istiyorsanız bize katılın...
NOT: Dans Tutkunları !!! Boş vakitlerinizi zevkli saatlere dönüştürmek sizin elinizde...SİZLERİ DANSA DAVET EDİYORUZ...
YENİ SEZON ÇOCUKLAR VE GENÇLER İÇİN DANS SINIFLARIMIZ
B.H.D DANCE COMPANY´den
Yeni sezonda çocuklara ve gençlere özel modern dans sınıfı
SINIFLAR: 6-8 YAŞ, 8-10 YAŞ, 10-12 YAŞ, 12-15 YAŞ
Latin Amerikan danslarından Modern dansa,Hıp Hop´tan Klasik danslara kadar her dansa yönelik çalışmalarımız mevcuttur. Türkiyenin en güvenilir ve en iyi eğitmeni olarak gösterilen ünlü dansçı ve dans eğitmeni Berke HanDural ile alanında uzman öğretici kadromuzla özgüveni yerinde, mükemmel dans edebilen yeni nesiller yetiştirmek amacındayız.
Düğün töreninin en unutulmaz anlarından birisi de davetlilerin bakışları altında yaptığınız ilk danstır. Düğününüzün ilk romantik dansını yaparken eşinizin ayağına basmak, gelinliğinizin duvağına takılmak ya da bu romantik dakikalar için seçilen parçanın anlamsız sözlerinin moralinizi bozmasını istemiyorsanız dans dersi alabilirsiniz.
Doğru müzik seçimi ile sahneye nasıl gireceğiniz, pistten nasıl ayrılacağınız ve nasıl dans edeceğiniz konusunda yardım almak ya da istediğiniz şarkıya gore size özel hazırlanan dans kareografileri ile bu günü daha özel hale getirmek için yapacağınız tek şey bize ulaşmak. Tecrübeli eğitmenler eşliğinde en özel gününüzü daha özelleştirelim...
Kişiler Dans Ederken Karakterini De Ortaya Seriyor
Partnerinizi dansta tanıyın!
Asabi, neşeli, tutarlı, disiplinli, aceleci ve utangaç kişilikler dans figürlerini uygularken yaptığı hareketlerden kendilerini ele veriyor
Günümüzde dansa olan ilgi arttı. Artık herkes mutlaka bir dans öğrenmek istiyor. Birçok dans okulu açıldı. Spor merkezleri de dansın sağlığa olan etkisini fark edip etkinliklerinin içine dansı da ekledi. Artan talebe karşılık dans öğrenmenin maliyeti de düştü. Dansın spor eğlence ve sosyal etkinlik dışında da ayrıca insanın karakterini tahlil eden bir yönünün de olduğu ortaya çıktı. Buna göre her insan dans ederken aslında kendi kişilik yapısını da ortaya koyuyor. Kendisinin bile o zamana kadar fark etmediği karakter özelliklerini görüyor.
FİGÜRLERDEN BELLİ
Asabi, neşeli, tutarlı, disiplinli, aceleci ve utangaç kişilikler dans figürlerini uygularken yaptığı hareketlerden kendilerini ele veriyor.
Bu konu ile ilgili dans eğitmeni Berke han Dural şunları söyledi: "Dansın bu özelliği o kadar açık ki bana gelen çiftler bazen eşini ya da partnerini tanımakta güçlük çekebiliyor. Çünkü kişinin o zamana kadar gösteremediği gerçek kişilik özellikleri dans ederken ortaya çıkıyor. Çok içine kapanık durgun sandığınız bir insan dans ederken oldukça hareketli ve rahat olabiliyor. Özelikle bir eğitmenseniz bunu hemen anlayabiliyorsunuz.
Örneğin ben derse gelenleri ilk iki hafta tanımaya çalışıyor ve buna göre partner seçimi yapıyorum. Bunu yapmazsanız ahengi yakalayamazsınız çünkü tüm karakterlerin hareketleri uygulayış tarzı farklı oluyor."
EŞİNİ BÖYLE SEÇTİ
Dural kendi eşi ile de dans sayesinde tanıştığını, onun karakterini bu şekilde analiz ettiğini söyledi. Tanıştıktan sonra karakterinin kendisine uygun olduğunu fark ederek 10 gün içerisinde eşi Sezen Hanım´a evlenme teklif eden Dural, 10 ay sonra da nikâh masasına oturmuş. Yanılmadığını belirten Dural, "Onun gerçek karakterini benden saklayabilmesine imkân yoktu. Çünkü beden dili dans ederken tamamen iç dünyaya açılıyor ve kişinin kontrolünden çıkıyor" dedi.
BİRLİKTELİK DUYGUSU
Partnerinin gerçek karakterini ortaya çıkarmak ve birlikte dans ediyor olmak korkulanın tersine çiftler arasında sıkı bir bağın oluşmasına ve eşitlik duygusunun perçinlenmesine yardımcı oluyor.
Özellikle nişanlı çiftler evlilik öncesi gerçek anlamda ilk kez beraber bir şeyler yapmanın hazzını ve deneyimini tadıyorlar. Burada yakaladıkları uyum evliliklerine de yansıyor.
TERAPİ UYGULUYOR
Dans eğitimi sırasında karakterin de ötesinde insanların iç dünyalarının keşfedildiğini söyleyen Dural, "Biz dans eğitmenliğinden çok aslında bir bakıma psikoterapi uyguluyoruz. İnsanların psikolojilerine giriyorsunuz ve bazen onların izni olmadan müdahale etmek durumunda kalıyorsunuz. Çünkü burada amaç kişileri mutlu etmek ve siz kendinizi onun iç dünyasındaki mutsuzluğu yok etmek zorunda gibi hissediyorsunuz" dedi.
ZERAFET KAZANDIRIYOR
İçinde tüm ana sanat dallarını barındıran dansın kişiye bir zarafet aşıladığını özellikle erkekleri kadın ruhundan daha iyi anlar hale getirdiğini belirten Dural, "Kadın da erkek de dünyanın kendi çevresinde dönmediğini görüp her şeyin birlikte daha güzel olabileceğini aşkında birliktelik duygusundan ortaya çıktığını anlıyorlar" diye konuştu. "Neşeli kişilik kuşa benzer"
Berke han Dural figürlerden karakteri nasıl ortaya çıkardığını ise şöyle açıkladı: "Hırçın kişilikler; dizlerini kırar ve adımlarını kullanırken yere baskı uygularlar.
Aceleciler; bir figürü yaparken zamandan daha hızlı hareket eder ve bunu engelleyemezsiniz.
Utangaçlar ise; gelinlerin süzülmesi gibi kafaları yanda yavaş yavaş hareket eder ve gözler hafif aşağıya bakar.
Ukala kişiliklerle utangaçlar arasında ince bir fark vardır ikisinin hareketleri birbirine benzer fakat yine gözler bu iki karakterin de ayrılmasına yardım eder. Çünkü ukala kişiliklerin bakışlarındaki küçümseme hemen fark edilir.
Asabi kişiler; genelde ağır ağır, üzerine basarak, vurgulayarak ve kasılarak hareket ederler ve ne kadar hızlandırmak isteseniz de başaramazsınız.
Neşeli insanlar ise; bir kuşa benzerler yerinde duramaz ve hep uçarlar. Gözlerinden gülümseme hiç eksik olmaz.
Tutarlı, prensipli tipler; tamamen kendi kendilerine bir sistem oluşturur ve o sistemin dışına çıkmazlar. Sistematiktirler, hata kabul etmezler. Yaptıkları her iş gibi danslarına da imzalarını atarlar."
Çarşı’da her gece tango
Karşıyaka’daki Berke Han Dans Okulu Türkiye’de ilk dört stüdyo arasında sayılıyor… Dans sektörüne yılda 15 milyon TL harcanıyor… Salsa, tango artık bir psikolojik tedavi olarak görülüyor… Üç-beş adımla stres atılıyor, insan rahatlıyor…
Karşıyaka Çarşı’ya giriyorsunuz, sağdan ilk sokak “ESHOT Sokağı”dır. Hani balıkçının, Kulis biracısının, Pehlivanoğlu’nun olduğu sokak… Bir apartmanın ikinci katından müzik sesi duyuluyor… Sokakta Paris havası var… Kıvrak bir müzik sarıyor ortalığı… Tango melodileri geliyor bir yerlerden… İnsanın birisini dansa davet etmesi gerek… Mis gibi bir Karşıyaka gecesi başlıyor… Çarşı’da her gece tango var sanki!
“Tüketicinin Erkan abisi” olarak tanınan Erkan Çelebi’nin geçen hafta bir araştırması yayınlandı… Hem de basının “Amiral gemisi” Hürriyet’te… Ciddi mi ciddi; Ekonomi sayfasının manşetinde… Erkan abi “Stres, rumba, samba yaptırıyor; dansa 15 milyon TL harcanıyor” başlığını vermiş yazısına… Bu araştırmada dört önemli dans okulu baz alınmış… Biri Tolga Han; yılların dans hocası, yetiştirmediği dans meraklısı genç kalmamış İstanbul’da… Bir diğeri Aytunç Bentürk; televizyonlardaki dans yarışmalarından tanınıyor, pek çok dünya ve Avrupa birinciliği var… Öbürü Tan Sağtürk dansıyla aşklarıyla meşhur mu, meşhur balet… Ve de bu devlerin arasında Karşıyaka ESHOT Sokağı’ndan Berke Han Dural´da yer alıyor… Berke Han’ın bu sokakta “BHD Dance Company” adlı stüdyosu var…
İşte Karşıyaka ESHOT Sokağı’ndaki bu capcanlı insanların bulunduğu stüdyoya takılırsanız Türkiye’nin ilk dört dans hocasından birinin kollarında dans öğrenebilirsiniz. Doğrusu, Hürriyet’te Erkan Çelebi’nin araştırmasında “Berke Han” adını duyunca onurlandım… Ne de olsa Berke de “Yamanlar Suyu” içmişlerdendi… Dansıyla renk katıyordu “çarşı”ya… Karşıyaka’da bir eğlence gecesi başlamak üzeredir… Çarşı’da her gece tango var sanki!
Belçika’da Mechelen Sanat ve Dans Akademisi’nde dans dersleri alan Berke Han öğrencilerine “Dans etmeyen insan yaşamın tadına varamaz” diyerek ilk adımları öğretiyor… Dans öğretisi Türkiye’de yılda 15 milyon TL’ye mal oluyormuş… Hürriyet’in araştırmasına göre Tolga Han Latin dansları için ayda 130 TL, Aytunç Bentürk Tango için 165 Tl, Tan Sağtürk 165 TL ve bizim Berke Han 100 TL alıyormuş… 2000 yılından beri bu dans kursları Milli Eğitim Bakanlığı’nın izniyle resmi olarak organize edilmeye başlanmış. Dansı bir eğlence olarak görenlerden çok terapi amacıyla kursa gelenler çoğunluktaymış…
Salsa müziğinin, cha cha müziğinin, rock’n roll müziğinin yükseldiği BHD Dance Company’nin kapısı boş durmuyor. Gelen giden eksik değil, 5-6 yaşından 12-13 yaşında dansçılar var. 60 yaşında tango ustası olan Sezer Hakan stüdyonun maskotu olmuş… Bütün kızlar ona hayran… Dersi bitirenler gidiyor, yeni bir ders saati başlıyor. Ufaklıkların yanında anneleri var. Genç kızlar daha bir havaya girmiş gibi. İşte, güzel dans edebilmek insana bir kendine güven duygusu veriyor… Dünyaya bakışı değişiyor, hayata daha sağlam bakabiliyor… Evet, bu kadar psikolojik eğitimi verebilecek doktor bulamazsınız ama esaslı dans figürleri öğrenip pistin ortasında dönüvermek, gözleri üzerinize çekivermek sanıldığı kadar zor değil… Biraz sabır, biraz dikkat insanın ruhunu değiştiriyor…
Çarşı’da her gece tango yapılıyormuş gibi bir hava var ya… Berke Han’ın stüdyosuna gelenler arasında doktorlar salsayı, asker eşleri valsi, gazeteciler aşkın dansı bachatayı, psikologlar rumbayı, öğretmenler cha chayı ev kadınları ise oryantali tercih ediyormuş… Tango’yu ancak mühendis, avukat ve savcılar seçiyormuş… Gençlere gelince yerlerinde duramıyorlar break ve hip hop yapıp duruyorlarmış… Herkes kafasına göre takılıyor BHD Dance Company’de… Gördüğüm kadarıyla orda özgürlük vardı…
Berke Han başarısını şu rakamlarda görüyoruz. O, Hürriyet’in ekonomi sayfasında en büyük dört arasında olduğuna göre, öğreniyoruz ki Türkiye’de 150’si İstanbul’da olmak üzere 400 dans okulu varmış… Bunların arasında ilk dörde girmek mesele… Dans dersi alanların yüzde 85’ stresten kurtulmak için, iyileşmek için geliyormuş. Yüzde 10’u profesyonellik sevdasıyla, kalan yüzde 5’de form tutmak adıyla zayıflamak amacıyla dans ediyormuş… Berke Han’ın öğrencileri yalnız Karşıyaka’dan değil, İzmir’in her tarafından gelen gelene…
Yine Karşıyaka Çarşı’da dans havası var… Berke Han’ın yerinden müzik yayılıyor ESHOT Sokağı’na… Balıkçı kendi kendine çipuraların üzerine su atıyor Cha Cha yapar gibi, manav müziğe uymuş Salsa ritminde kalça kıvırıyor, manifaturacı dükkânının önüne çıkmış içindeki müziğe uymuş sambacılar gibi sallana sallana oynuyor… Çarşıda her gece tango var sanki!
Nokta… Nokta TANGO
*Tangonun dramatik duygusu, dans sırasında çok zengin doğaçlama fırsatları yaratır.
*Tango müziğinin temel çalgısı Alman icadı olan fakat ismini Arjantin Tango’su ile duyuran akordeonun akrabası “bandoneon”dur.
*Tango sözcüğü Latince’deki “tangere” yani “dokunmak” fiilinden türemiştir.
*Tango Arjantin pavyon ve genelevlerinden dünyaya yayılmıştır. Dansı erkeğin yönlendirmesi bu yüzdendir.
*Avrupa’nın ilk tango çılgınlığı Paris’te başladı ve bunu Londra, Berlin takip etti.
*Türkiye’de ise çok sesli müziğin gelişimi ile, Tango sevilmiş ve yayılmıştır.
*Necip Celal, Fehmi Ege ve Necdet Koyutürk pek çok tango besteleyerek Tango’yu sevdirmiştir.
RUHA DETOKS: DANS
Haber: Burcu Ilgın
Berkehan Dural: "Dans ile birleştirilmiş psikoterapiden sonra kişiler kendilerini daha iyi ifade ediyor"
Müziğin ve dansın psikolojik hastalıklara iyi geldiği neredeyse İlkçağ´dan beri bilinen bir gerçek. Ancak bu işin bilinçli ellerde, doğru şekillendirilmesi gerçek anlamda psikolojik destek anlamına geliyor. Dans ederek kendinize güveninizi kazanmanız, kendinizi daha iyi ifade etmeniz mümkün... Nasıl mı?
Nasıl olduğunu BHD Dans Okulu sahibi Berkehan Dural´dan öğrendik. Bu yöntemden fayda sağlayan vatandaşlar da hissettiklerini anlattılar. - Daha önce kişiliklere ve mesleklere göre danas seçimi konusunda bir çalışmanız vardı. Şimdi de dansla psikoterapi yaptığınızı söylüyorsunuz. Nasıl oluyor bu dansla terapi?
Daha önce yaptığımız her iki çalışma da temel çalışmadır aslında. Kişilerin ilk olarak karakter analizini yaparak başladık. Daha sonra dansın mesleklerle uyumunu inceledik. Böylece her insanın krizden, ekonomik zorluklardan kaynaklanan ciddi anlamda psikolojik problemleri olduğunu fark ettik ve dans ile tedaviye başladık. - Nasıl oluyor bu tedavi?
Psikoterapi ve psikodramada kullanılan ayna ve güven çalışması ile dans çalışmasını birleştiriyoruz. Kişilerin özgür ruhlarını ortaya çıkartıp onların ruhsal problemlerini çözüp kendilerine güvenmelerini sağlamaya çalışıyoruz. - Ekonomik krizden kaynaklanan sorunlar dediniz. Bu dersler bütçeyi sarsıp daha çok krize sokmuyor mu?
Bilindiği gibi yüksek maliyetlerde olan çalışmalar değil bunlar. Daha çok kişilerin kendilerini toparlamaları ve kendilerine güvenmelerine yönelik çalışmalar olduğu için gelen kişiler buradan sorunlarını çözmüş olarak çıkıp tekrardan hayata asılmayı başarabiliyorlar. - Asgari ücretle geçinmeye çalışan birisi bu çalışmaya nasıl bütçe ayıracak?
Kişilerle diyoloğa geçip gerçekten de bu çalışmaya ihtiyacı varsa herhangi bir ücret talep etmeden bu çalışmayı yapabiliyoruz. - Bu iddialı bir çalışma. Tepki almaktan korkmuyor musunuz?
Hiçbir şey yapmamaktansa insanları bir şekilde deşarj edip sorunlarına eğilmek onların sorunlarına çözüm bulmaya çalışmam tepki alacaksa en azından ben elimi taşın altına soktum. - Bu röportajı okuyan psikolog ve psikiyatristler ne yorum yapacak sizce?
Bence mutlu olacaklar çünkü yıllardır kadromda olan çalışma arkadaşlarımdan birisi psikolog. Yıllarca müzik ve dansın terapi olduğu iddia edildi onlar tarafından. Ama nasıl yapılması gerektiğini bilmiyorlardı. Dans ve müzik eğitimi almadıkları için net olarak uygulanamadı. Şu anda ben aldığım eğitimi insan ve eğitim psikolojisi olarak değerlendirip kişileri mutlu etmeye, onların sorunlarını çözmeye ve onların yüklerini hafifletmeye çalışıyor. - Psikolog ve psikiyatristler ile ortak çalışmalar yapıyorsunuz o zaman...
Evet çünkü bazı öğrencilerimiz ilaç tedavisi görüyorlar. Biz de yan tedavi olarak destekliyoruz. - Böyle bir çalışma yapmak nereden aklınıza geldi? Bunun yöntemini daha önceden biliyor muydunuz?
Yurtdışında aldığım eğitim zamanında Avrupalı insanların sorunlarından kurtulmak için sanata eğildiğini gördüm. Aldığımız eğitim zaten insanları eğitmek içindi. Malzememiz insan olduğu için çok iyi bir şekilde insan psikolojisini ve eğitim verdiğimiz için de eğitim psikolojisini bilmek zorundayım. Türkiye´ye dönmemin belki de asıl sebebi buydu. Çünkü insanlarımız yıllardır stres altında yaşıyorlar. Şu an ki kriz insanları çileden çıkarmadı aslında. Her şey geçmişte yaşadığımız sorunlarla ilgili. Bunu fark eden her Türk eğitimini insanların yararına kullanmak için ülkesine dönmeli. Şu ana kadar birçok insanı tedavi ettik.
ŞEBNEM AKKIN (41)- ÖĞRETMEN
Dans ederken çok mutlu oluyorum, enerjim artıyor. Dansı çok seviyorum. Buradan çıktıktan sonra kendimi hafiflemiş hissediyorum. Benim gözlemlediğim kadarıyla insanlar buradan bedenleri ve ruhları rahatlamış olarak çıkıyor. Kendilerini daha iyi ifade edebilmeye başlıyorlar. Ben büyük bir keyifle buraya gelip büyük bir keyifle ayrılıyorum.
ÖZGÜR POLAT (29)- BANKACI(Şu an işsiz)
Şu anda işsizim ama birikmiş paramı da dansa ayırmaktan asla gocunmuyorum çünkü buradan hafiflemiş olarak çıkıyorum. Ve her derste niçin daha önce yapmadım ki diye hayıflanıyorum. İşsizlik aslında benim için bir fırsat oldu. Bazen yolda yürürken dans etmek istiyorum. Otobüste, feribotta otururken ayaklarım ister istemez oynuyor. Dans ederken stres atıyorum. Spor salonuna gitmekten daha rahatlatıcı. Zamanında spor da yapmıştım ama dans çok daha güzel.
SEZER HAKAN (59) EMEKLİ DENİZ ASTSUBAYI
30 senedir dans ediyorum ama bunun 27 senesinde sadece dans ettiğimi sanmışım. 3 yıldır Berke Bey´le birlikteyiz. Artık layıkıyla dans ettiğimi düşünüyorum. Dansı öncelikle bir spor olarak kabul ediyorum. Sonra grup arkadaşlarımla sanki bir yemek masasında en güzel yemekleri, meyveleri yiyormuşuz, en güzel sohbetleri yapıyormuşuz gibi hissediyorum. Ne stres kalıyor ne de sıkıntı. Kendimizi özgür hissediyoruz.
Stres, Rumba Samba yaptırıyor, dansa 15 milyon TL harcanıyor
PSİKOLOGLARIN Salsa´yla, subay eşlerinin Vals´le, gazetecilerin aşkın dansı Bachata´yla, doktorların Rumba´yla, öğretmenlerin Cha Cha´yla, ev kadınlarının da oryantalle günün yorgunluğunu atıp, stresten kurtulmak isteyince, dans kurslarının yıllık hacmi 15 milyon TL´ye ulaştı.
Düzenlenen resmi kursların sayısı son iki yılda 400´e ulaştı.
GÜNÜN yorgunluğunu atmak, global krizin etkilerinden sıyrılmak isteyenler, stresten arınmak için kendilerini dansa verdi. Cha Cha´dan Rumba´ya, Samba´dan Tango´ya, Hip-Hop´a kadar dünyanın farklı kültürlerini bünyesinde barındıran bu dans kursları, son 2 yılda 15 milyon TL´lik hacme ulaştı. Psikologların Salsa´yı, asker eşlerinin Vals´ı, gazetecilerin aşkın dansı Bachata´yı, doktorların Rumba´yı, öğretmenlerin Cha Cha´yı, ev kadınlarının da oryantali tercih ettiği bu kurslarda, sayı daha şimdiden 400´e dayandı. Aylık kurs ücretlerinin 70 TL´den başlayıp, 200 TL´ye ulaştığı dans kurslarında talep, özellikle latin danslarında yoğunlaşıyor. Bunda da yüzde 30´luk payla Tango ilk sırayı alıyor.
Terapi gibi geliyor
Arkadaşımız Mert Temizkan´ınyaptığı araştırmaya göre, 2000 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı´nın izniyle resmi olarak organize edilmeye başlanan bu kurslara olan talepte, özellikle son 2 yıldır önemli artış gözleniyor. Stresten uzaklaşmak isteyenler terapi amaçlı olarak kurslara katılıyor. Terapi amaçlı katılanların oranı yüzde 85´i buluyor.
En fazla tango
Dans eğitimi alanlar ağırlıklı olarak Latin danslarını tercih ediyor. Bunda da Arjantin´in Tango´su, yüzde 30´la başı çekiyor. Samba, Rumba, Cha Cha, Passodoble gibi diğer Latin danslarının payı yüzde 25 oluyor. Kursiyerlerin, yüzde 15´i Break ve Hip Hop, yüzde 15´i Yunan Sırtaki, yüzde 10´u da Capoeira´yı (dövüş dansı) seçiyor. Yüzde 5´i ise diğer oryantal, Roman, Türk halk oyunları gibi dans seçeneklerine yöneliyor. Gençler tercihini Break ve Hip Hop´ta, ev hanımları ise oryantalde kullanıyor.
Sayıları 2 bini aştı
Türkiye genelinde faaliyet gösteren 400 dans kursunun 150´si İstanbul´da bulunuyor. Ancak, çeşitli sanat merkezleri, kulüp ve derneklerin yanı sıra, kuruluşlarda özel amaçlı kurslar organize edebiliyor. Bunun sonucunda, dans kurslarının sayısı 2 bini buluyor. İzmir de faaliyet gösteren Berke Han Dural´ın kursiyerleri arasında yaptığı araştırmaya göre, emekli subaylar, kuaför, psikolog ve öğrenciler Salsa´yı tercih ediyor. Subay eşleri Vals´i, medya kuruluşlarında görev yapan gazeteciler aşkın dansı Bachata´yı, Öğretmenler Cha Cha´yı, doktorlar Rumba´yı öğrenme yoluna gidiyor. Mühendis, avukat ve savcılar da Tango öğrenimine yöneliyor.
Hangi dans kaç TL
TOLGA HAN: 2000´de Türkiye´nin eski dans şampiyonlarından Tolga Han Çinkitaş´ın organize ettiği kurslarda, Latin danslarının aylık ücreti 130 TL .
BERKE HAN: Berke Han Dural´ın, İzmir´deki B.H.D Dance Company´sinde Tango eğitimi almanın aylık bedeli 100 TL. Diğer Latin dansları 110 TL.
AYTUNÇ BENTÜRK: Aytunç Bentürk´ün İstanbul´da ki dans akademisinde Tango´nun aylık ücreti 165 TL, Latin dansları ise 180 TL.
TAN SAĞTÜRK: Tan Sağtürk´ün bale ve dans okullarında aylık kurs ücreti 165 TL.
Rakamlarla dans sektörü
150´si İstanbul´da, toplam 400 dans okulu bulunuyor. Kurs statüsüne sahip olmayıp dans eğitim veren merkezlerle sayı 2 bini buluyor.
Dans eğitimi alanların yüzde 85´ini stresten kurtulmak için hobi amaçlı olarak katılanlar oluşturuyor. Yüzde 10´u profesyonel, yüzde 5´i ise form tutmak için kurslara katılıyor.
Dans kurslarına gidenlerin yüzde 65´ini kadınlar yüzde 35´ini erkekler oluşturuyor.
Türkiye´de 400 dans antrenörü, 300 de profesyonel hakem ve 2 bin 655 lisanslı dansçı yetiştirildi.
ŞİRKETLER İÇİN DANS EĞİTİMİ
PERSONEL MOTİVASYONU İÇİN DANS EĞİTİMİ
Kurumunuzun çalışanları arasında; ekip ruhunu güçlendirmek, onların motivasyonlarını ve verimliliklerini arttırmak için yararlanabileceğiniz oldukça önemli bir metot var; DANS !!.Bu metot içerisinde kullanılacak olan dans, gelişi güzel olarak seçilen bir dans değil ya da popüler danslardan birisi değil; amaca uygun olan danslardır. Bunlar ekip ruhunu ve sosyalleşmeyi geliştiren, grup halinde yapılan SİRTAKİ bireyselliği, liderliği ve kişisel güven duygusunu geliştiren TANGO dansıdır. Bu dansların uygulanışında bir yandan ekip üyelerinin lideri, bir yandan da liderin ekip üyelerini motive etmesi gibi unsurlar da bulunur. Bu danslar; eğlenirken öğrenmemizi ve hayattan kopmadan disiplinli çalışmanızı sağlar.
Dans aynı zamanda bir spordur. Aslında spordan çok daha fazlasıdır. Müziği ve eğlencesi ile birlikte sadece bedene değil, aynı zamanda ruha da hitap eder. Zindeliğin yanısıra verimliliği de kuvvetlendirir. Grup üyeleri arasında tanışıklığı, arkadaşlığı, dayanışmayı ve sosyalleşmeyi arttırır.
1001 GECE DANS HİKAYELERİ DANS GECESİ
1001 Gece Dans Hikayeleri Dans Gecesi PERŞEMBEakşamları çok başka, sabaha kadar aralıksız DANS DANS ve DANS....
Her zaman olduğu gibi gülümseyen ve gülümseten yüzüyle DANSIN PRENSİ sizi saat 21:00 dan itibaren , Perşembe akşamları LİON CLUB´dedans tutkunlarını bekliyor olacak. Müziği takip edin MÜZİK sesi sizi bana getirecektir.
Tango, Cha cha, Rumba, Salsa, Slow rock, Merengue, Bachata, Sirtaki, Zeybek ve Disko dansları
TÜM DANS SEVERLERİ VE TÜM ÖĞRENCİLERİMİZİ BEKLİYORUZ....
YER: LİON CLUB
TEL: 0 (232) 364 20 71
ADRES: Yalı Caddesi No:424/B Karşıyaka/İZMİR
E-bültene kaydolun yenilik ve etkinliklerden
anında haberdar olun