KARŞIYAKA ÇİÇEK FESTİVALİ

    

  

         

7 Mayıs 2008 tarihinde 5 gün sürecek olan İzmir´in güzel ilçesi Karşıyaka´mızda "7. Karşıyaka Çiçek Festivali´" başladı. Viyonselli Park alanında standların kurulduğu alanda ünlü dansçı Berke Han Dural´ın kurmuş olduğu dans grubu´nun yapmış olduğu samba gösterisiyle festival başladı. Karşıyaka belediye başkanı Cevat Durak, "Çiçek Festivalimiz, ilk yapıldığı zamanlardan çok öne geçti. Bu festival, Karşıyakalıların balkonlarında veya bahçelerinde kendilerine yeşil alanlar yapmaları için bir fırsattır." dedi. Daha sonra açılışı yapılan festivalde stangları gezen misafirler, çiçekçilerden ürünler hakkında bilgi aldı. 


 DANS HER YERDE

    

     

             

29 NİSAN 2008 Dünya Dans Günü’nde Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi adeta dans pistine dönüştü.

Konak Belediyesi sanatı sokaklara taşıdı. Görsel bir şölene dönüşen kutlamalar, İzmir’de Rio karnavalı gibi renkli ve coşkulu görüntüler yarattı.
Konak Belediyesi 29 Nisan Dünya Dans Günü’nde, sanatı dar salonlardan sokaklara taşıdı. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde 7’den 70’e birbirinden güzel ve renkli gösteriler sunan grupların Tango’dan, Rumba’ya, Merenge’den Salsa’ya kadar çeşitli dans gösterileri ilgiyle izlendi.
Çizgi Film Anaokulu, İDA İzmir Dans Akademi öğrencileri, Sevinç Renkuer Meditatif Dans Topluluğu ve ünlü dansçı Berke Han Dural´ın Dans okulu öğrencilerinin sunduğu birbirinden güzel danslara, 7´den 70´e İzmirliler beğeniyle eşlik etti.
Berke Han DURAL dans okulundan 60´dan sonra dans´a başlayan Sezer HAKAN ile 20 yaşındaki genç partneri Aylin ÜÇER´in birlikte yaptıkları danslar izleyenler tarafından büyük alkış aldı.

 SON SALSA SINIFI AÇILMIŞTIR...

Sizler için sezonun son salsa sınıfı açılmıştır.Cumartesi saat 18.30 da olacak olan salsa dersimize sadece 4 kişi alınacaktır. Kayıt için bize ulaşın.
BERKE HAN DURAL DANCE COMPANY DANS OKULU


 DANSIN KRALI BERKE HAN DURAL (YENİ HABER)

Türkiye’nin ünlü dansçı ve eğitmenlerinden Berke Han DURAL, yaşama sevincini dans tutkusundan alan dansçılarımızdan biri. 1976 İzmir ALİAĞA doğumlu Dural, 18 yaşında Belçika’da dans akademisinde dans eğitimine başladı. Burada aldığı eğitimin ardından Türkiye’ye dönerek bilgilerini kendisi gibi dansa gönül verenlerle paylaşmaya başladı. 1994  yılında özel bir televizyon kanalında “Ah kızlar Vah erkekler” isimli yarışmada birincilik kazandı. Ancak bu onun için sadece başlangıç oldu. Ardından gelen yıllarda sayısız organizasyonlara ve yarışmalara katılarak pek çok ödüle imza attı. İzmir, İstanbul, Ankara ve Denizlideki üniversitelerde, kolejlerde ve dans eğitim merkezlerinde eğitim veren Dural, “ Dans etmeyen insan yaşamın tadına varamaz” felsefesiyle öğrencilerinin hayatında renkli pencereleri aralamaya devam ediyor.

Ritimlerde hayatını bulan Dural, Aşkın Nur Yengi’den Kenan Doğulu’ya, Mahsur Ark’tan Sümer Ezgü’ye, Özcan Deniz’den Ahu Tuğba’ya kadar pek çok tanınmış sanatçıya da dans eğitimi veriyor. Eğitim verdiği dans kategorileri Tango, Salsa, Samba, Rumba, Cha cha, Slow rock, Swing, Rock’n roll, Oryantal, Disko, Modern dans ve Bachata gibi bir pek çok dans bulunuyor.

 

Toplumun Düşünce Tarzı Değişmeli;

1999 yılında Dansın Prensi ünvanını alan ünlü dansçı ve dans eğitmeni Berke Han Dural, “Herkes dans etmek ister ama cesaret edebilenler eğitim alabiliyor. Bence dans etmeyen insan yaşamın tadına varamamış insandır” diyor. Dansa aşık olduğunu belirten Dural, “Dünyaya yeniden gelseydim şarkı söylemeyi beceremediğime göre yine dansçı olurdum. Yani vücudumu ve ayaklarımı kullanacağım bir iş yapardım. Çünkü ben yerinde duramayan biriyim. Fakat çocuğuma bu işi yap demem. Nedeni ise; maalesef Türkiye’de dans edenlere ahlaki değerlerden yoksun kişiler olarak göründüğü için ilk önce bu düşünceyi değiştirir daha sonra onaylardım. Evet çok yanlış bir düşünce dans etmek ahlaksızlık değil bir sanattır. Bu yüzden toplumun belli kesimin savunduğu belli bir kesimin ayıpladığı dansın olumsuz düşünen kesiminin düşünce tarzının değişmesi lazım” şeklinde konuşuyor.  

Dans tutkusuna 5 yaşında başlayan Dural, o yaşlarda örnek olarak aldığı ünlü dansçı ve dans eğitmeni Tolga Han’ın kendisi için bir ekol olduğunu söyleyerek ”Babam erkek adam dans eder mi? diye kısıtladı. Ama ben bir tek bu işi yapmaya karar verdim ve dans sevgim beni hedefime ulaştırdı. Tolga Han’ın baş asistanı oldum.” Diyerek, başarısının işine olan sevgisi olduğunu belirtiyor.

Dansın öncüsü olarak tabir ettiği bugünün federasyon başkanı sayın Tolga Han Çinkitaş’la çalışan Dural, “Tolga Han Dans Okuluna gelen öğrenciler daha sonra benim içinde gelmeye  başladılar. Zamanı gelince öğrencilerimde beni geçecek. Çünkü 5-6 yaş ve 12- 13 yaşlarında çok iyi dans eden öğrencilerim var ve gelecek vaat ediyorlar” şeklinde konuştu. Kanada, Fransa, İtalya, Belçika, Yunanistan ve Hollanda başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde dans eden ve ses getiren projelere imzasını atan Dural, koreografilerinin 62 ülke tarafından seyredildiğini söyleyerek, “ Tangonun ev sahibi olan Arjantin ‘de tanınan bir isim Tango Trio 1 ve 2 Koreografilerini sahneledim ve Arjantin’de de saygın dans şirketleri bu koreografileri kendi sahnelerine taşıdılar. Ayrıca Sirtaki ve Zeybeği modern dans ile buluşturdum ve dans tarihinin tozlu sayfalarında “ Egenin iki yakası” adıyla yerimi aldım” dedi.      

 

Sahnede Olmak Zor Sanat;

Sahnedeki performans başarısının zor bir iş olduğunu söyleyen Berke Han Dural, ”Babaannemin ölüm haberini, annemin beyin kanaması geçirdiğini ve ameliyata alındığını sahnede öğrendim. 41 derece ateşle sahneye çıktım. Bu haberi alıyorsunuz hasta oluyorsunuz ama 10 dakika sonra her şeyi unutup seyirciye dansın coşkusunu veriyorsunuz. Evet sahnede okmak zor sanat. B.H.D Dance Company dans okulunda dans eğitmenliğine devam eden Dural, hedefinin kendi adını taşıyan B.H.D Dance Company’nin Türkiye’de şubelerini açmak olduğunu belirterek, dans severlere ulaşmanın yolu dans okulları açmaktır. Bana göre dans medeniyettir. insarlarla kuracağımız en iyi iletişimdir “dedi 


 KARŞIYAKA’NIN EFESİ DANSIN PRENSİ (YENİ HABER)

 

1999 yılında Dansın Prensi unvanını alan ünlü dansçı ve dans eğitmeni Berke Han DURAL, dans tutkusunun yaşama sevinciyle eş anlamlı olduğunu söyleyerek, “Herkes dans etmek ister ama cesaret edebilenler bu işi yapıyor. Bence dans etmeyen insan yaşamının tadına varamamış insandır.”dedi. Dansa aşık olduğunu belirten Dural, “Dünyaya yeniden gelseydim şarkı söyleyemediğime göre yine dansçı olurdum. Yani vücudumu ve ayaklarımı kullanacağım bir iş yapardım. Ama çocuğuma bu işi yap demem. Çünkü; Türkiye’de dans edenler ahlaki değerden yoksun kişiler olarak görülüyor. Çok yanlış bir adlandırma ve bu yüzden toplumdaki bu düşünce tarzının değişmesi lazım” şeklinde konuştu. Dans tutkusuna 5 yaşında başlayan , Dural o yaşlarda örnek olarak aldığı Tolga Han’ın kendisi için bir ekol olduğunu söyleyerek “Babam ‘erkek adam dans eder mi?’ diye kısıtladı. Ama ben bir tek bu işi yapmaya karar verdim ve dans sevgim beni hedefime ulaştırdı ve Tolga Han’ın baş asistanı oldum” dedi.

 

Boynuz Kulağı Geçince,

‘Dansın öncüsü’ olarak tabir ettiği Tolga Han Çinkitaş´la çalışan  Dural “Tolga Han dans okuluna gelenler daha sonra benim için gelmeye başladılar. Zamanı gelince öğrencilerim de beni geçecek. Çünkü 12-13 yaşlarında çok iyi dans eden öğrencilerim var ve gelecek vaat ediyorlar.” şeklinde konuştu. Kanada, Fransa, İtalya, Belçika, Yunanistan başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde dans eden ve ses getiren projelere imzasını atan Dural, koreografilerinin 62 ülke tarafından seyredildiğini söyleyerek, “Tangonun ev sahibi olan Arjantin’de tanınan bir isim Tango Trio II, yani 3 kişilik dans. Koreografisini ben yaptım ve Arjantin’de bunla dans ediyorlar. Ayrıca Sirtaki ve Zeybeği modern dans ile buluşturdum” dedi.

 

Sahne Zor İş,

Sahnedeki performans başarısının zor bir iş olduğunu söyleyen ,Berke Han DURAL “Babaannemin ölüm haberini, annemin beyin kanaması geçirdiğini ameliyata alındığını sahneden öğrendim. 41 derece ateşle sahneye çıktım. Bu haberleri alıyorsunuz hasta oluyorsunuz ama 10 dakika sonra her şeyi unutup seyirciye dansın coşkusunu vereceksiniz. Bu yüzden profesyonel olmak gerekiyor” dedi. B.H.D Dance Company Dans Okulu’nda dans eğitmenliğine devam eden , Dural hedefinin B.H.D Dance Company’nin Türkiye’de şubelerini açmak olduğunu belirterek, “Dans severlere ulaşmanın yolu dans salonları açmaktır. Bana göre medeniyete giden yol danstan geçer. Karşıyakalılardan isteğim, Karşıyaka’nın KSK’si var iskelesi var bir de dansçısı var. Karşıyaka’yı sevdiğim ve Karşıyakalı olduğum için buradayım. Karşıyakalılardan isteğim, para verip dans eğitimine katılmasalar bile yaptığımız gösterileri izleyerek manevi olarak destek olsunlar. İzmir’in Tan Sağtürk’ü var. Ama Karşıyaka’nın Berke Han DURAL’ı var” diye konuştu. 


 PRENS, BİRİCİK AŞKI DANSI İZMİR´DE YAŞATMAYA KARARLI (YENİ HABER)

Denir ki, kapı gıcırtısı duysa oynamaya başlar Egeliler.Ege’nin en büyük kenti olarak İzmirlilerin bu eğilimini, dans adına sahip olduğu bu yatkınlığı gereğince değerlendirebildi mi peki bugüne değin?

Tan SAĞTÜRK gibi Berke Han DURAL gibi dünya çapında büyük dansçılar çıkartabiliyorsa eğer bu kent, bu konu üzerinde dikkatle durulmalı, üzerine gidilmelidir.

Dansın Prensi Berke Han DURAL , İstanbul’da kalıp ününe ün katmak yerine İzmir’e dönüp kolları çoktan sıvamış görünüyor. Peki bizim katkımız ne olabilir Prens’e? Gelin, birlikte araştırıp düşünelim…

 

Belçika’dan İstanbul’a, önemli başarıları bulunan bir dansçı olarak döndünüz. Neler yaptınız İstanbul’da?

Türkiye’deki çalışmalarıma 1998 yazında, Tolga Han dans grubu ve dans stüdyosunda, dans eğitimi vererek başladım. Sayın Tolga Han’ın hem dans grubunda dansçı olarak yer aldım. Hem asistanlığını yaptım. Bunun yanı sıra Kabataş Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi gibi kurumlarda eğitmen olarak görev yaptım. Neşe Erbek mankenlik  ajansı’nda dans koordinatörlüğü ve dans koreograflığı yaptım. Son olarak Anadolu Ateşi’nde dansçılık ve koreograflık yaptım.

 

İstanbul’u bırakıp İzmir’e döndünüz. Nasıl oldu, özel bir nedeni var mı?

İstanbul’dan sonra Ankara’da ve Denizli’de eğitimler veriyordum. Kimi kolejlerde, spor merkezlerinde ve üniversitelerde…

Denizli’deyken İzmir’e biraz daha yakınlaşmıştım. Bu avantajdan yararlanarak İzmir’de bir workshop’a geldim.  Workshop’ta, burada her şeyin çok farklı olduğunu gördüm. İzmir maalesef, bir batı şehri olmasına rağmen dans konusunda istenilen seviyede değildi. Sadece iki yada üç üzerinde odaklanmış kişilere sahip kalınmış ve bu nedenle bu alanda İzmir’i değiştirmek üzere İzmir’e geldim.

 

Siz hangi dansların eğitimini veriyorsunuz?

Dünya toplum dansları ve ülke yöresel danslarının eğitimini veriyorum. Dünya toplum dansları dediğiniz zaman da bunları belli guruplara ayırıyoruz. Örneğin; Klasik danslar, Latin Amerikan dansları, Disco dansları ve diğer danslar. Klasik danslarda klasik tangodan başlıyoruz. Arjantin tango, Slow, Slow rock, Foxtrott ve Vals. Latin Amerikan dansları dediğiniz de Merengue, Bachata, Rumba, Cha Cha, Samba, Mambo ve Salsa gibi dansları veriyoruz. Ardında Disco dansları geliyor. Brodwey, Funky, Jerk, Shake ve Slup up, Modern danslar, Klasik ve Modern bale, Tap dansları, Jive, Bogie, Swing, Twist, Charliston, Rock’n Roll daha sonrada ülke yöresel dansları geliyor. Yunanistan’ın Sirtakisi, Makedonya’nın Üsküp ‘ü, Fransa’nın Can Can’ı, Arjantin’in Tangosu, İspanya’nın Flemenko’su gibi dansların eğitimini veriyoruz. Türk Halk dansları dahil tabii.

 

Peki, çok mu gereklidir  dans? Dans nedir sizce?

Dans yaşamın ta kendisi. Yaşama sevinci ya da sevgi, aşk…Bir insanda sevgi biterse, yaşama sevinci biterse zaten o insan kesinlikle bitmiş demektir. Dirilmesi için dans gereklidir. Dansla bütünleşmek zorundadır.

Dans bir insanın ruhsal dengesini sağlayabilecek en özel şeydir. Ve bunu fark eden herkesi bizimle dans etmeye davet ediyoruz. Haydi İzmir dans edelim…  


 BANA “MESLEĞİNİ” SÖYLE SANA DANSINI SÖYLEYEYİM (YENİ HABER)

 

Kadınsılığını kaybettiren meslekler “Oryantal”e, stres altında çalışanlar “Salsa”ya, kendini insana adayanlar “Cha cha” ve “Rumba”ya, değişmez kuralları olanlar “Vals”a yöneliyor.     

 

Dansın prensi olarak bilinen Berke han Dural, hangi mesleklerin hangi danslara yönelim gösterdiğini deneyimlerine, Türk kültürüne ve dansların doğasına bakarak belirlediğini söylüyor.

 

Dans figürlerinin adım adım incelendiğinde kişilerin, hatta toplumların karakterinin ortaya çıkarılabileceğini belirten dans eğitmeni Berke han Dural, "Ben Türkiye´de hangi mesleklerin hangi dansı daha çok tercih ettiğini ve bunların sebeplerini gözlemlerime dayanarak tespit ettim. Türkiye için geçerli olan bu genellemeler içinde istisnalar da var tabi ki" dedi. Mesleklerin dans tercihlerini de şöyle anlattı.

 

Oryantal ve Roman dansı: Bu danslara genellikle bankacılar, sigortacılar ve bu branşlardan emekli olanlar ilgi gösteriyor. Bunun nedeni ise yaptıkları işten dolayı özellikle bayanlar kadınsı özelliklerini kaybettiklerini düşünüp bunu tekrar kazanmaya çalışıyor. Ayrıca yoğun tempoda ama durağan işler yapmak bu kişileri oryantal ve roman dansına itiyor.

Sirtaki: Sirtakiyi genellikle grup çalışması yapan kişiler tercih ediyor. Örneğin gazeteciler, röprezantlar, hemşire ve doktorlar ile müşteri temsilcileri gibi. Çünkü sirtaki yapılırken mutlaka bir güven halkası oluşturulur. Sayılan mesleklerin bu güven halkasına ihtiyacı var.

Zeybek: Bu dansa genelde serbest meslek sahipleri ve esnaf kesimi ilgi gösteriyor. Nedeni ise Zeybek´in toplumda daha erkeksi bir dans olarak kabul görmesi.

Tango: Kendi alanında başarılı kişiler daha çok tangoya yöneliyor. Tangoda otokontrol çok önemlidir. Bu da kendi hayatında da otokontrolü sağlamış kişilere tekabül ediyor. Avukatlar, mühendisler, doktor ve savcılar bu dansa yönelim gösteren meslek grupları arasındadır.

Salsa: Salsaya gelen kişiler genellikle psikoterapiye ve rahatlamaya ihtiyaç duyan insanlardır. Emekli askerler, kuaförler, psikologlar, öğrenciler ve kendi branşını yapmayıp farklı branşta çalışanlar salsayı tercih eden gruba giriyor.

Vals: Genellikle dans okullarında verilmeyen bir dans türüdür. Daha çok askeriyelerde askerlere ve asker eşlerine ders verilir.

Bachata: Karakter olarak rahat ve maddi problemi olmayan kişiler bu dansı daha çok tercih ediyor. Şirket sahipleri, memurlar ve eczacılar gibi... Ama hayata farklı açılardan bakanlar;  gazeteciler ve televizyoncular da bu dansı severler.

Slow Rock: Bu dansı kadın-erkek, köylü-şehirli herkes yapıyor. Özgürlüğü sevenlerin felsefesi hep ileridir.

Rumba ve Cha cha: Daha çok insanlarla içi içe ve kendini insanlara adayan kişilerin tercih ettiği dans türleridir. Öğretmenler, hukukçular, doktor ve hemşireler bu gruba girer. Bunun nedeni ise bu dansların çıkış noktasının aşk, tutku ve insan sevgisi olmasıdır.

 


 DANSA VAR MISINIZ?

HABER: NİL GÖRKEM GÜN (26.01.2008)

Hayatın giderek karmaşık bir hal alması, günümüz bireyini; yaratıcılık ve sosyal çevresini geliştirici uğraşlara itiyor.Böylece tüm sanatsal çalışmalar kitlelerin ilgi alanı haline geliyor. Çünkü sanat, bireyi geliştiren ve değiştiren bir mekanizmaya sahip.
Vücudun tamamını çalıştıran, çalıştırırken müziğin yarattığı rahatlama ile yapanı birkaç saat için de olsa düşüncelerinden uzakta tutan sanat dallarından biri de dans.
Dansın sağlığımıza birçok yararı var. Örneğin, dansta tüm kaslar çalışır, kan dolaşımı düzenli hale gelir, kan basıncı da düştüğü için kalp korunur. Dans, kemiklerinizin güçlenmesini, kırılmaya karşı dayanıklı hale gelmesini de sağlar.
Eğer, vücut yapınızdan şikayet ediyorsanız, dans düzgün hatlara sahip olmanıza da yardımcı olur...
Dans yaptıkça ruhunuzun dinlendiğini fark edersiniz. Hayatınıza getirdiği eğlence ve keyif ile günlük yaşamınızı ve işinizi daha verimli, daha motive olmuş bir şekilde sürdürebilirsiniz.
Müzik eşliğinde dans etmek, güne gülümseme ile devam etmeniz için sebep oluşturur.
Aynı zamanda farklı sosyal çevrelere girerek yeni arkadaşlar edinebilir, dünyadaki çeşitli müzikleri ve dans türlerini öğrenerek farklı kültürleri tanıma şansı elde edebilirsiniz.
O halde daha ne duruyorsunuz?
"Yaşım ilerledi, benden geçti" diye düşünmeyin, dansın yaşı da yoktur. Bu hafta sizlere izmirin en iyi dans okullarının adresini veriyoruz.

BERKE HAN DURAL DANCE COMPANY: Okul sizi şöyle davet ediyor: "Dansı seven, dans etmeyi bilen ve dansın okulunu bitiren birinden dans eğitimi alın. Ve dans ile mutlu kalın.


 MESLEKLER DANS TERCİHİNİ BELİRLİYOR.

     

Kadınsılığını kaybettiren meslekler Oryantale, stres altında çalışanlar Salsaya, kendini insana adayanlar Cha cha ve Rumbaya, değişmez kuralları olanlar Vals’e yöneliyor.                   

 

HABER: BURCU ILGIN (20.01.2008)

Salsa, rumba, tango, vals, sirtaki, zeybek... Her insanın olduğu gibi her dansın da bir karakteri ve temsil ettiği bir kültür var. Bu danslar kişilerin hayatına pek çok yönden etki ediyor. Kurumsal şirketler personelini sirtaki ve zeybek gibi grup çalışmasını ve bireysel başarıyı artıran danslara yöneltirken, her meslek grubunun dans tercihi de farklılıklar gösteriyor. Dansın prensi olarak bilinen Berke Han Dural hangi mesleklerin hangi danslara yönelim gösterdiğini deneyimlerine, Türk kültürüne ve dansların doğasına bakarak belirlediğini belirterek şöyle anlattı.
Dünya üzerindeki her ülkenin kendine ait kültürleri bulunuyor. Bu kültürlerden ortaya çıkmış çeşitli danslar dünyanın küresel bir sürece girmesiyle tüm kültürlerin paylaşabileceği noktaya geldi. Ancak yine de fazla tercih edilen danslar ülkeden ülkeye, hatta mesleklere göre bile değişiyor.
Dans figürlerinin adım adım incelendiğinde kişilerin hatta toplumların karakterinin ortaya çıkarılabileceğini belirten dans eğitmeni Berkehan Dural, "Ben Türkiye´de hangi mesleklerin hangi dansı daha çok tercih ettiğini ve bunların sebeplerini gözlemlerime dayanarak tespit ettim. Türkiye için geçerli olan bu genellemeler içinde istisnalar da var tabi ki" dedi. Mesleklerin dans tercihlerini de şöyle anlattı...

ORYANTAL VE ROMAN DANSI : Bu danslara genellikle bankacılar, sigortacılar ve bu branşlardan emekli olanlar ilgi gösteriyor. Bunun nedeni ise yaptıkları işten dolayı özellikle bayanlar kadınsı özelliklerini kaybettiklerini düşünüp bunu tekrar kazanmaya çalışıyor. Ayrıca yoğun tempoda ama durağan işler yapmak bu kişileri oryantal ve roman dansına itiyor.

SİRTAKİ: Sirtakiyi genellikle grup çalışması yapan kişiler tercih ediyor. Örneğin gazeteciler, röprezantlar, hemşire ve doktorlar ile müşteri temsilcileri gibi. Çünkü sirtaki yapılırken mutlaka bir güven halkası oluşturulur. Sayılan mesleklerin bu güven halkasına ihtiyacı var. Ayrıca takım çalışmasına uymayı kolaylaştırdığı için de sirtaki tercih ediliyor.

ZEYBEK: Bu dansa genelde serbest meslek sahipleri ve esnaf kesimi ilgi gösteriyor. Nedeni ise Zeybek´in toplumda daha erkeksi bir dans olarak kabul görmesi.

TANGO: Kendi alanında başarılı kişiler daha çok tangoya yöneliyor. Bu dans için eskiden partner zorunluluğu var gibi görünse de tangoda otokontrol çok önemlidir. Bu da kendi hayatında da otokontrolü sağlamış kişilere tekabul ediyor. Çünkü otokontrolünü sağlayanlar başarıyı da yakalar. Avukatlar, mühendisler, doktor ve savcılar bu dansa yönelim gösteren meslek grupları arasında yer alır. Bu konuda ilginç bir nokta var, tangoya tek gelenlerin partneriyle birlikte gelenlerden daha başarılı olduğunu da bizzat gözlemledim.

SALSA: Salsaya gelen kişiler genellikle psikoterapiye ve rahatlamaya ihtiyaç duyan insanlardır. Salsa yaparak stres atıp enerjiyi açığa çıkarmak isterler. Emekli askerler, kuaförler, psikologlar, öğrenciler ve kendi branşını yapmayıp farklı branşta çalışanlar salsayı tercih eden gruba giriyor.

VALS: Genellikle dans okullarında verilmeyen bir dans türüdür. Daha çok askeriyelerde askerlere ve asker eşlerine veriyoruz dersleri. Bunun nedeni ise valste de askerlikte de dışına çıkılamayan kuralların olması. Ayrıca vals, salon danslarının kralı olarak bilinir. Asalet de bu dansı ve askerliği benzer kılar.

BACHATA: Karakter olarak rahat ve maddi problemi olmayan kişiler bu dansı daha çok tercih ediyor. Şirket sahipleri, memurlar ve eczacılar gibi... Bachata yakın bir dans olduğu için Türkiye´de bu rahatlığı bulmak zor. Ama hayata farklı açılardan bakanlar mesala gazeteciler ve televizyoncular da bu dansı severler.

MERENGE: Tüm branşların yapabileceği bir dans. Çünkü bu dansın genellikle eğlenceye yönelik bir yapısı var.

SLOW ROCK: Bu dansı kadın erkek köylü şehirli herkes yapıyor. Bu dans Amerika kökenli bir danstır. Amerikalılar özgür görünmelerine rağmen belli bir kalıp içinde yaşayan ve düzene önem veren tiplerdir. Bu dansta aynen bu özellikleri gösterir. Bu sebeple özgürlükçüler bu dansı yapamaz. Özgürlüğü sevenlerin felsefesi hep ileridir. Slow Rock´ta ise 3 ileri derken bir geri yapılır. Hep bir çemberin içinde kalınır ve merkezin dışına çıkılmaz.

RUMBA VE CHA CHA: Daha çok insanlarla içi içe ve kendini insanlara adayan kişilerin tercih ettiği dans türleridir. Öğretmenler, hukukçular, doktor ve hemşireler bu gruba girer. Bunun nedeni ise bu dansların çıkış noktasının aşk, tutku ve insan sevgisi olmasıdır. Odak noktası duygudur ve birine kendini feda etme vardır. 


 HÜBNERS WHO İS WHO ANSİKLOPEDİSİ TÜRKİYE

      WHO İS WHO TÜRKİYE

Dünyanın en büyük kişisel ansiklopedisi Hübners Who is Who, ben Berke Han Dural’a son yılların en iyi dansçısı, dans eğitmeni, koreografı ve dansın prensi ünvanını vermiş olup, biyografim Who is Who ansiklopedisinin Mart 2008 sayısında yayınlanacaktır. Bu ünvanı Türkiye’de sadece en iyi balet Tan Sağtürk ve en iyi balerin ve koreograf Zeynep Tanbay almıştır. Verilmiş olan sertifikada belirtildiği üzere "Bu sertifika sahibine garanti ediyor ki; Biyografisi dünyanın en büyük kişisel ansiklopedisi Who is Who’da yer alacaktır. Bu biyografi koleksiyonu ekonomi, politika, spor, bilim, kültür ve sanat alanında toplumun önde gelen başarılı ve alanında en iyi bireylerinin biyografilerini içermektedir."


 DİKKAT!!!

CUMARTESİ AKŞAMLARI SAAT 20.00 İLE 21.30 ARASI SALSA, PAZAR GÜNLERİ SAAT 16.00 İLE 17.30 ARASI TANGO "PRATİK PARTİLERİMİZ" KENDİ YERİMİZDE B.H.D DANCE COMPANY DANS OKULUNDA BAŞLAMIŞTIR...

TÜM ÖĞRENCİLERİMİZİ BEKLİYORUZ....


  1001 GECE DANS HİKAYELERİ DANS GECESİ

1001 Gece Dans Hikayeleri Dans Gecesi  SALI akşamları çok başka, sabaha kadar aralıksız DANS DANS....

Ve her ayın ikinci haftasında Madalya töreni, Süpriz hediyeler ve Gecenin muhteşem dans Show’u,   

Her zaman olduğu gibi gülümseyen ve gülümseten yüzüyle DANSIN PRENSİ sizi saat 21:00 dan itibaren , Bostanlı EQUATOR CAFE´de (eski Siyah Bar) dans tutkunlarını bekliyor olacak.  Müziği takip edin MÜZİK sesi sizi bana getirecektir.

Tango, Cha cha, Rumba, Salsa, Slow rock, Merengue, Bachata, Sirtaki ve Disko dansları

GİRİŞ ÜCRETİ 10 YTL, 1 (BİR) YERLİ İÇKİ ÜCRETSİZ

TÜM DANS SEVERLERİ VE TÜM ÖĞRENCİLERİMİZİ BEKLİYORUZ....

YER: Equator Cafe (eski Siyah Bar)

TEL: 336 06 56

ADRES: 2017 Sokak No:3/Z-18 Karşıyaka/İZMİR


  B.H.D DANCE COMPANY DE YENİ SINIFLAR

B.H.D DANCE COMPANY İLE DANS ETMEYE NE DERSİNİZ ?

Yoğun talep nedeni ile sınırlı sayıdaki kontenjanımız dolmadan başvurunuz...

Salsa sadece perşembe saat 19.00 da 2 kişilik son yerimiz.Kaçırmayın...

DİKKAT!!!

SIKICI geçen günlerinizi kıvrak müzik eşliğinde stres atarak ve eğlenerek geçirmeyi istiyorsanız iste size fırsat

DANS MEDENİYETTİR. İNSANLARLA KURACAĞINIZ EN İYİ İLETİŞİMDİR.

ÇÜNKÜ GERÇEK DUYGULAR DANSLA ORTAYA ÇIKAR.EĞER SİZ DE DANSIN DİĞER YÜZÜNÜ GÖRMEK VE DANS EDERKEN EĞLENMEK DANS EDERKEN DÜŞÜNMEK VE DANS EDERKEN SAĞLIĞINIZA KAVUŞMAK İSTİYORSANIZ BİZE KATILIN...

NOT: Dans Tutkunları !!! Boş vakitlerinizi zevkli saatlere dönüştürmek sizin elinizde...SİZLERİ B.H.D DANCE COMPANY DANS OKULUNA DAVET EDİYORUZ...





E-bültene kaydolun yenilik ve etkinliklerden
anında haberdar olun
E-Posta adresinizi yazınız.Geçersiz e-posta adresi.

BİZDEN HANGİ DANSI ÖĞRENMEK İSTERSİNİZ?
SALSA
TANGO
ORYANTAL
MODERN DANS
ZEYBEK

Dans okulumuza online olarak kayıt formunu
doldurarak başvurabilirsiniz.Başvuru için tıklayın...

Dans okulumuzda dansçı olarak yer almak istiyorsanız formu doldurup ön başvuru gerçekleştirebilirsiniz...

Daha güzel ve rahat dans etmek için kullanacağınız dans ayakkabılarını okulumuzdan temin debilirsiniz



 
© 2007 B.H.D DANCE COMPANY. Tüm hakları saklıdır. B.H.D Dance Company'in yazılı izni olmadan hiçbir şekilde alıntı yapılamaz. created by Bilimnet